CrimsonLichen
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyon başında farlarınızın bir anda yere değil de gökyüzüne baktığını fark ettiğinizde ya da karşıdan gelen bir sürücünün uzun farlarla size sinyal verdiği anlarda içinizde bir huzursuzluk belirir. Bu tip durumların altında genellikle gözden kaçan küçük bir parça yatar: far seviye sensörü. Modern otomobillerde, aracın arka aksına veya süspansiyon sistemine monte edilen bu sensör, aracın yük durumuna göre farların açısını otomatik olarak ayarlar. Arızalandığında ise hem kendi sürüş güvenliğiniz hem de karşı yöndeki sürücüler için ciddi bir risk oluşur.
Bu sensörün sessiz sedasız çalışan bir parça olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sürücüler genellikle aracın arka koltuğuna ağır bir yük bindirdikten veya römork taktıktan sonra farların hala yolu doğru aydınlatıp aydınlatmadığını sorgulamaz. Oysa far demeti ayarı bozulduğunda, gece sürüşlerinde görüş mesafesi ciddi şekilde düşer ve bu da kaza riskini artırır. Özellikle eğimli yollarda veya virajlarda bu bozukluk daha da belirginleşir. İnsanların çoğu bu arızayı, far ampulü patlaması veya elektrik tesisatı sorunuyla karıştırır ve yanlış teşhisle gereksiz masraflara girer.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık birçok araçta LED veya lazer farlar bulunuyor. Bu sistemler, dinamik far hizalama özelliği sayesinde sürüş koşullarına anında tepki verir. Far seviye sensörü bu sistemin beyni konumundadır. Arıza durumunda yalnızca ampul değiştirmek veya farları manuel olarak ayarlamak sorunu çözmez. Bu nedenle, aracınızın far seviyesiyle ilgili bir sorun yaşadığınızda aklınıza gelmesi gereken ilk parçalardan biri far seviye sensörüdür.
Sensör aslında mekanik bir kola bağlı bir potansiyometre veya manyetik alan algılayıcısıdır. Süspansiyonun hareketi ile birlikte kolun açısı değişir ve sensör bu bilgiyi voltaj sinyaline dönüştürerek aracın kontrol ünitesine iletir. Kontrol ünitesi de bu bilgiyi işleyerek far yükseklik motorlarını harekete geçirir. Bu döngü, sürücü farkında olmadan saniyeler içinde gerçekleşir. Şehir içi bir duraklamada dur-kalk yaparken dahi bu sistem çalışır.
Far seviye sensörü genellikle iki adettir. Biri ön süspansiyonda, diğeri arka süspansiyonda bulunur. Arka sensör daha kritiktir çünkü aracın yük durumu en çok arkada değişir. Bazı araçlarda yalnızca bir sensör bulunabilir. Örneğin eski modellerde veya bütçe dostu otomobillerde sadece arka aksta bir sensör yer alır. Bu sensörün dayanıklılığı genellikle yüksektir ancak yıllar içinde maruz kaldığı çamur, tuz, su ve mekanik darbeler nedeniyle arızalanabilir.
Bir diğer yaygın belirti ise gösterge panelinde bir uyarı ışığının yanmasıdır. Çoğu modern araçta far hizalama sistemiyle ilgili bir arıza tespit edildiğinde, “Far Seviye Ayarı Arızası” veya “Adaptif Far Sistemi Servis Gerektiriyor” gibi bir mesaj belirir. Ancak eski model araçlarda böyle bir uyarı bulunmayabilir, bu nedenle sürücü farkına varmaz. Bu durumda karşıdan gelen sürücülerin sürekli selektör yapması veya kornaya basması, farlarınızın onları rahatsız ettiğine dair bir ipucu olabilir.
Ayrıca, aracın arkası aşırı yüklendiğinde veya boşken far yüksekliğinin hiç değişmemesi de bir arıza işaretidir. Örneğin, bagaja 100 kilogram yük koyup far demetini gözlemlediğinizde hiçbir değişiklik olmuyorsa, sensör tepki vermiyor demektir. Bunun yanında, araçtan garip metalik sesler gelmesi de sensör kolunun kırıldığını veya sıkıştığını gösterebilir. Özellikle çukur veya tümsekten geçerken bu ses daha belirginleşir.
Elektriksel sorunlar ise daha sinsidir. Sensörün konektörlerinde korozyon oluşması, nem nedeniyle kısa devre yapması veya kablo kopması gibi durumlar sıkça görülür. Özellikle kış aylarında yollarda kullanılan tuz, bu konektörlerin paslanmasına yol açar. Bu paslanma, sensörden gelen sinyalin zayıflamasına veya tamamen kesilmesine neden olur. Araca yapılan yanlış bir elektrik tesisatı müdahalesi de, örneğin arka far gurubuna yanlış gerilim uygulanması, sensörün elektronik devresine zarar verebilir.
Bazı durumlarda ise sensörün kendisi sağlam olmasına rağmen, araç bilgisayarındaki yazılımsal bir hata sensörü yanlış okuyabilir. Bu, daha nadir görülen bir durumdur ve genellikle aracın yazılım güncellemesi ile çözülür. Ayrıca sensörün kalibrasyonunun bozulması da bir arıza sebebidir. Örneğin, süspansiyon parçaları değiştirildikten sonra sensör yeniden kalibre edilmezse yanlış veri göndermeye devam eder.
İkinci adım, sensörün elektrik devresinin test edilmesidir. Bir multimetre yardımıyla sensörün referans voltajı, toprak hattı ve sinyal hattı ölçülmelidir. Sensörün çalışma prensibi gereği, süspansiyon hareket ettikçe sinyal voltajının değişmesi beklenir. Eğer voltaj sabit kalıyorsa sensör arızalıdır. Bu test sırasında aracın altını bir kriko ile yükseltmek veya arka tekerleklerin altına takoz koyarak süspansiyonun hareket etmesini sağlamak gerekebilir.
Son olarak, far yükseklik motorlarının sağlam olduğundan emin olunmalıdır. Çünkü bazen sensör çalıştığı halde motor arızalı olabilir ve farlar hareket etmez. Bu durumda sensör gereksiz yere değiştirilmiş olur. Ustalar genellikle bu ayrımı yapmak için far motorlarına doğrudan akım uygulayarak test eder. Eğer motor sesi duyuluyorsa ve far hareket ediyorsa sorun sensördedir. Aksi halde motor veya kablo tesisatı kontrol edilmelidir.
Bir diğer yaygın hata, sensörü sadece süspansiyona bağlı bir mekanik parça sanmaktır. Sensörün elektrik bağlantılarının temizliği ve koruyucu konnektörlerin durumu çok önemlidir. İnsanlar genellikle aracın altını yıkarken sensöre doğrudan yüksek basınçlı su tutarlar ve bu da içine su kaçmasına sebep olur. Bu nedenle, araç yıkanırken sensörün olduğu bölgeye dikkat edilmelidir. Ayrıca paslanmış konektörleri temizlemek için sprey kullanmak da sorunu geçici olarak çözer ancak uzun vadede daha büyük arızalara yol açabilir.
Bazı durumlarda sürücüler, farlarını manuel olarak ayarlamaya çalışır. Far muhafazasının üzerindeki manuel ayar vidalarını çevirerek farları doğru yöne getirmeye uğraşırlar. Bu geçici bir çözüm olabilir ancak sensör hala arızalı olduğu için araç her yüklendiğinde farlar yine eski haline döner. Bu yöntem, far motorlarının zorlanmasına ve zamanla tamamen bozulmasına neden olabilir. En doğru yaklaşım, arızalı sensörü yenisiyle değiştirmektir.
Değişim işlemi çoğu araçta oldukça basit olsa da, bazı modellerde süspansiyonun sökülmesi gerekebilir. Özellikle arka aks üzerinde bulunan sensörlere erişmek için aracın altını kriko ile yükseltmek ve bazen tekerleği sökmek gerekir. Bu nedenle işlem genellikle yetkili servislerde veya deneyimli bir kaporta ustası tarafından yapılmalıdır. Ayrıca sensör değiştirildikten sonra, aracın bilgisayarına kalibrasyon yaptırılması gerekebilir. Bu kalibrasyon, sensörün sıfır pozisyonunu tanımlamak için gereklidir.
Eğer sensör değişimi sırasında kablolar veya konektörler de hasar görmüşse, bunların da yenilenmesi gerekebilir. Çoğu zaman sensörün kendisi sağlam olabilir, ancak konektörün paslanması yüzünden sistem çalışmıyor olabilir. Bu durumda sadece konektör temizliği veya kablaj onarımı yeterli olur ve bu da daha düşük maliyetlidir. Uzmanlar, herhangi bir arıza durumunda öncelikle kablajı ve konektörleri kontrol etmeden sensörü değiştirmemenizi önerir.
Bazı araç markaları, sensör değişimi sonrasında manuel kalibrasyon gerektirmez. Örneğin, Audi ve BMW gibi üreticiler, "otomatik kalibrasyon" adı verilen bir süreç kullanır. Aracı düz bir zemine park ettiğinizde ve kontağı açıp kapattığınızda sistem kendini ayarlar. Ancak Volkswagen, Ford gibi markalarda kalibrasyon için bir tarama cihazı kullanılması şarttır. Aksi halde sensör doğru çalışsa bile farlar istenen açıyı alamaz.
Ayrıca, aracınıza taktığınız sensörün orijinal parça numarasıyla birebir uyumlu olması çok önemlidir. Bazı yan sanayi sensörler, elektriksel özellikler bakımından orijinalinden farklılık gösterir. Bu farklılık, sistemin sürekli olarak arıza kaydetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, parça satın alırken aracınızın şasi numarasını veya orijinal parça kodunu vermeniz önerilir.
2. Aracınızı yıkarken yüksek basınçlı suyu doğrudan sensöre tutmayın. Sensörün etrafındaki lastik contalar zamanla aşınabilir ve su içeri girerek korozyona yol açar. Düşük basınçlı su veya nemli bez kullanmak daha güvenlidir.
3. Arıza lambası yandığında hemen bir OBD tarama cihazı ile kodları okutun. Kodlar ne kadar erken okunursa, arızanın kaynağını tespit etmek o kadar kolay olur. Kodları internet üzerinden aracınızın modeline göre yorumlayabilirsiniz.
4. Sensör değişimi öncesinde kablajı ve konektörleri mutlaka kontrol edin. Bazen sadece konektör temizliği sorunu
çözmek için yeterli olabilir. Bu nedenle, gereksiz bir parça değişimine gitmeden önce mutlaka kablaj bütünlüğünü kontrol ettirin.
5. Sensör değişimi sonrası aracı yetkili servise götürerek kalibrasyon yaptırın. Manuel bir ayar yapıldığında sistem hata vermese bile, sensörün sıfır noktası yanlış olabilir ve farlar sürekli yanlış açıda kalır.
6. Araçta yaptıracağınız her türlü süspansiyon değişiminde (yay, amortisör, rot kolu) sensörün yeniden ayarlanması gerektiğini unutmayın. Aksi halde eski ayarlar yeni süspansiyon geometrisiyle uyuşmaz.
7. Kendi aracınızda basit bir test yapmak isterseniz, aracı düz bir zemine park edin ve ön far demetinin duvardaki kesim çizgisini işaretleyin. Ardından arka bagaja bir miktar yük koyup işareti tekrar kontrol edin. Eğer farlar hiç hareket etmiyorsa sensör veya motor arızalıdır.
8. Far seviye sensörü arızası genellikle kademeli olarak ortaya çıkar. Aniden değil, zamanla farların yanlış açıya sabitlenmesi şeklinde kendini belli eder. Bu nedenle, gece sürüşlerinde yol tutuşunuza daha dikkatli olun.
9. İkinci el araç alırken far seviye sensörünün çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Satıcı genellikle bu arızayı gizleyebilir. Araç test sürüşü sırasında arkaya bir yolcu alarak farların tepkisini gözlemleyin.
10. Son olarak, far seviye sensörü arızası muayeneden geçmenizi engelleyebilir. Trafik muayenesinde farların hizası kontrol edilir ve uyumsuzluk durumunda araç muayeneden kalır. Bu nedenle arızayı ihmal etmeyin.
Bu sensörün sessiz sedasız çalışan bir parça olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sürücüler genellikle aracın arka koltuğuna ağır bir yük bindirdikten veya römork taktıktan sonra farların hala yolu doğru aydınlatıp aydınlatmadığını sorgulamaz. Oysa far demeti ayarı bozulduğunda, gece sürüşlerinde görüş mesafesi ciddi şekilde düşer ve bu da kaza riskini artırır. Özellikle eğimli yollarda veya virajlarda bu bozukluk daha da belirginleşir. İnsanların çoğu bu arızayı, far ampulü patlaması veya elektrik tesisatı sorunuyla karıştırır ve yanlış teşhisle gereksiz masraflara girer.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık birçok araçta LED veya lazer farlar bulunuyor. Bu sistemler, dinamik far hizalama özelliği sayesinde sürüş koşullarına anında tepki verir. Far seviye sensörü bu sistemin beyni konumundadır. Arıza durumunda yalnızca ampul değiştirmek veya farları manuel olarak ayarlamak sorunu çözmez. Bu nedenle, aracınızın far seviyesiyle ilgili bir sorun yaşadığınızda aklınıza gelmesi gereken ilk parçalardan biri far seviye sensörüdür.
Temel Kavramlar ve Tanım
Far seviye sensörü, aracın süspansiyon sistemi ile farları arasında bir köprü görevi gören elektronik bir bileşendir. Görevi, aracın yük durumuna ve eğimine bağlı olarak far demetinin açısını ayarlamaktır. Böylece gece sürüşlerinde yolun en doğru şekilde aydınlatılmasını sağlar. Bu sensör sayesinde aracın arkasına ağır yük yüklediğinizde farlar otomatik olarak aşağı yönlenir ve karşıdan gelen sürücüleri kamaştırmaz. Aynı şekilde yük boşaldığında farlar tekrar normal konumuna döner.Sensör aslında mekanik bir kola bağlı bir potansiyometre veya manyetik alan algılayıcısıdır. Süspansiyonun hareketi ile birlikte kolun açısı değişir ve sensör bu bilgiyi voltaj sinyaline dönüştürerek aracın kontrol ünitesine iletir. Kontrol ünitesi de bu bilgiyi işleyerek far yükseklik motorlarını harekete geçirir. Bu döngü, sürücü farkında olmadan saniyeler içinde gerçekleşir. Şehir içi bir duraklamada dur-kalk yaparken dahi bu sistem çalışır.
Far seviye sensörü genellikle iki adettir. Biri ön süspansiyonda, diğeri arka süspansiyonda bulunur. Arka sensör daha kritiktir çünkü aracın yük durumu en çok arkada değişir. Bazı araçlarda yalnızca bir sensör bulunabilir. Örneğin eski modellerde veya bütçe dostu otomobillerde sadece arka aksta bir sensör yer alır. Bu sensörün dayanıklılığı genellikle yüksektir ancak yıllar içinde maruz kaldığı çamur, tuz, su ve mekanik darbeler nedeniyle arızalanabilir.
Far Seviye Sensörü Arızasının En Yaygın Belirtileri
Far seviye sensörü arızasının en belirgin belirtilerinden biri, farların bir anda yanlış yönü göstermesidir. Örneğin, aracınız düz bir yolda seyrederken bile farlarınız sanki rampa çıkıyormuş gibi yukarı bakıyorsa veya tam tersi yere çok yakın bir şekilde aydınlatıyorsa, sensörde veya bağlantılarında bir sorun olabilir. Bunu fark etmenin en kolay yolu, aracınızı düz bir duvarın önüne park edip far demetinin yüksekliğini kontrol etmektir. Normalde far kesim çizgisi belirli bir seviyede olmalıdır; bu seviye anormal derecede yüksek veya alçaksa sorun var demektir.Bir diğer yaygın belirti ise gösterge panelinde bir uyarı ışığının yanmasıdır. Çoğu modern araçta far hizalama sistemiyle ilgili bir arıza tespit edildiğinde, “Far Seviye Ayarı Arızası” veya “Adaptif Far Sistemi Servis Gerektiriyor” gibi bir mesaj belirir. Ancak eski model araçlarda böyle bir uyarı bulunmayabilir, bu nedenle sürücü farkına varmaz. Bu durumda karşıdan gelen sürücülerin sürekli selektör yapması veya kornaya basması, farlarınızın onları rahatsız ettiğine dair bir ipucu olabilir.
Ayrıca, aracın arkası aşırı yüklendiğinde veya boşken far yüksekliğinin hiç değişmemesi de bir arıza işaretidir. Örneğin, bagaja 100 kilogram yük koyup far demetini gözlemlediğinizde hiçbir değişiklik olmuyorsa, sensör tepki vermiyor demektir. Bunun yanında, araçtan garip metalik sesler gelmesi de sensör kolunun kırıldığını veya sıkıştığını gösterebilir. Özellikle çukur veya tümsekten geçerken bu ses daha belirginleşir.
Arızanın Olası Nedenleri: Mekanik ve Elektriksel Faktörler
Far seviye sensörü arızasının nedenleri genellikle iki ana kategoriye ayrılır: mekanik hasarlar ve elektriksel sorunlar. Mekanik hasarlar arasında en sık karşılaşılanı, sensör kolunun bağlantı noktasından kopması veya bükülmesidir. Bu durum, özellikle aracın altına bir taş veya başka bir enkaz çarptığında meydana gelir. Aynı şekilde, süspansiyon sistemindeki aşırı aşınma veya bir amortisör arızası da sensörün doğru açıyı algılamasını engelleyebilir.Elektriksel sorunlar ise daha sinsidir. Sensörün konektörlerinde korozyon oluşması, nem nedeniyle kısa devre yapması veya kablo kopması gibi durumlar sıkça görülür. Özellikle kış aylarında yollarda kullanılan tuz, bu konektörlerin paslanmasına yol açar. Bu paslanma, sensörden gelen sinyalin zayıflamasına veya tamamen kesilmesine neden olur. Araca yapılan yanlış bir elektrik tesisatı müdahalesi de, örneğin arka far gurubuna yanlış gerilim uygulanması, sensörün elektronik devresine zarar verebilir.
Bazı durumlarda ise sensörün kendisi sağlam olmasına rağmen, araç bilgisayarındaki yazılımsal bir hata sensörü yanlış okuyabilir. Bu, daha nadir görülen bir durumdur ve genellikle aracın yazılım güncellemesi ile çözülür. Ayrıca sensörün kalibrasyonunun bozulması da bir arıza sebebidir. Örneğin, süspansiyon parçaları değiştirildikten sonra sensör yeniden kalibre edilmezse yanlış veri göndermeye devam eder.
Arızanın Teşhisi: Ustanın Yapması Gereken Adımlar
Far seviye sensörü arızasının teşhisi, deneyimli bir usta için bile dikkat gerektiren bir süreçtir. İlk olarak, gösterge panelindeki arıza kodları bir OBD-II tarama cihazı ile okunmalıdır. Genellikle P1592, P1593 veya P1598 gibi kodlar far seviye sensörüyle ilgili sorunları işaret eder. Ancak bu kodlar her araç markasında farklılık gösterebilir. Kod okunduktan sonra sensörün fiziksel durumu kontrol edilmelidir. Sensör kolu yerinde mi, herhangi bir çatlak var mı, bağlantı noktaları sağlam mı diye bakılır.İkinci adım, sensörün elektrik devresinin test edilmesidir. Bir multimetre yardımıyla sensörün referans voltajı, toprak hattı ve sinyal hattı ölçülmelidir. Sensörün çalışma prensibi gereği, süspansiyon hareket ettikçe sinyal voltajının değişmesi beklenir. Eğer voltaj sabit kalıyorsa sensör arızalıdır. Bu test sırasında aracın altını bir kriko ile yükseltmek veya arka tekerleklerin altına takoz koyarak süspansiyonun hareket etmesini sağlamak gerekebilir.
Son olarak, far yükseklik motorlarının sağlam olduğundan emin olunmalıdır. Çünkü bazen sensör çalıştığı halde motor arızalı olabilir ve farlar hareket etmez. Bu durumda sensör gereksiz yere değiştirilmiş olur. Ustalar genellikle bu ayrımı yapmak için far motorlarına doğrudan akım uygulayarak test eder. Eğer motor sesi duyuluyorsa ve far hareket ediyorsa sorun sensördedir. Aksi halde motor veya kablo tesisatı kontrol edilmelidir.
Far Seviye Sensörü Arızasında Yapılan En Büyük Hatalar
Birçok sürücü ve hatta bazı amatör ustalar, far seviye sensörü arızasında en sık ampul değiştirme hatasına düşer. Yani farın yanlış açıda olduğunu fark edip hemen ampulü değiştirirler. Oysa ampulün yanlış açıda olmasının sensörle hiçbir ilgisi yoktur; bu sadece far yuvasının yanlış yerleştirilmesinden veya ampulün yanlış tipte olmasından kaynaklanır. Gerçek far seviye sensörü arızası ise sistemin tamamen devre dışı kalmasına yol açar.Bir diğer yaygın hata, sensörü sadece süspansiyona bağlı bir mekanik parça sanmaktır. Sensörün elektrik bağlantılarının temizliği ve koruyucu konnektörlerin durumu çok önemlidir. İnsanlar genellikle aracın altını yıkarken sensöre doğrudan yüksek basınçlı su tutarlar ve bu da içine su kaçmasına sebep olur. Bu nedenle, araç yıkanırken sensörün olduğu bölgeye dikkat edilmelidir. Ayrıca paslanmış konektörleri temizlemek için sprey kullanmak da sorunu geçici olarak çözer ancak uzun vadede daha büyük arızalara yol açabilir.
Bazı durumlarda sürücüler, farlarını manuel olarak ayarlamaya çalışır. Far muhafazasının üzerindeki manuel ayar vidalarını çevirerek farları doğru yöne getirmeye uğraşırlar. Bu geçici bir çözüm olabilir ancak sensör hala arızalı olduğu için araç her yüklendiğinde farlar yine eski haline döner. Bu yöntem, far motorlarının zorlanmasına ve zamanla tamamen bozulmasına neden olabilir. En doğru yaklaşım, arızalı sensörü yenisiyle değiştirmektir.
Parça Değişimi ve Maliyetler: Ne Beklemelisiniz?
Far seviye sensörünün değişim maliyeti, aracın markasına ve modeline göre büyük farklılık gösterir. Avrupa menşeli bir otomobilde orijinal bir sensör 500 TL ile 1500 TL arasında değişebilirken, yerli veya Uzak Doğu menşeli araçlarda bu fiyat 150 TL civarına kadar düşebilir. Bunun yanında yan sanayi ürünleri de mevcuttur ve genellikle daha ucuzdur, ancak dayanıklılıkları orijinal parçalar kadar iyi olmayabilir. İşçilik ücreti de eklenince toplam masraf ortalama 400 TL ile 2000 TL arasında değişir.Değişim işlemi çoğu araçta oldukça basit olsa da, bazı modellerde süspansiyonun sökülmesi gerekebilir. Özellikle arka aks üzerinde bulunan sensörlere erişmek için aracın altını kriko ile yükseltmek ve bazen tekerleği sökmek gerekir. Bu nedenle işlem genellikle yetkili servislerde veya deneyimli bir kaporta ustası tarafından yapılmalıdır. Ayrıca sensör değiştirildikten sonra, aracın bilgisayarına kalibrasyon yaptırılması gerekebilir. Bu kalibrasyon, sensörün sıfır pozisyonunu tanımlamak için gereklidir.
Eğer sensör değişimi sırasında kablolar veya konektörler de hasar görmüşse, bunların da yenilenmesi gerekebilir. Çoğu zaman sensörün kendisi sağlam olabilir, ancak konektörün paslanması yüzünden sistem çalışmıyor olabilir. Bu durumda sadece konektör temizliği veya kablaj onarımı yeterli olur ve bu da daha düşük maliyetlidir. Uzmanlar, herhangi bir arıza durumunda öncelikle kablajı ve konektörleri kontrol etmeden sensörü değiştirmemenizi önerir.
Yazılım Güncellemeleri ve Sensör Uyumluluğu
Modern araçlarda far seviye sensörleri, aracın diğer elektronik sistemleriyle sürekli iletişim halindedir. Bu nedenle, sensör değişimi sonrasında aracın yazılımının güncellenmesi gerekebilir. Örneğin, aracın kontrol ünitesi sensörün çalışma aralığını tanımıyorsa, hatalı veri üretmeye devam eder. Bu gibi durumlarda yetkili servisler, aracın yazılımını güncelleyerek sensörün sistemle uyumlu hale gelmesini sağlar.Bazı araç markaları, sensör değişimi sonrasında manuel kalibrasyon gerektirmez. Örneğin, Audi ve BMW gibi üreticiler, "otomatik kalibrasyon" adı verilen bir süreç kullanır. Aracı düz bir zemine park ettiğinizde ve kontağı açıp kapattığınızda sistem kendini ayarlar. Ancak Volkswagen, Ford gibi markalarda kalibrasyon için bir tarama cihazı kullanılması şarttır. Aksi halde sensör doğru çalışsa bile farlar istenen açıyı alamaz.
Ayrıca, aracınıza taktığınız sensörün orijinal parça numarasıyla birebir uyumlu olması çok önemlidir. Bazı yan sanayi sensörler, elektriksel özellikler bakımından orijinalinden farklılık gösterir. Bu farklılık, sistemin sürekli olarak arıza kaydetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, parça satın alırken aracınızın şasi numarasını veya orijinal parça kodunu vermeniz önerilir.
Uzman Önerileri ve İpuçları
1. Sensörü düzenli olarak kontrol ettirin. Aracınızın periyodik bakımları sırasında, alt takım kontrolünde sensör kollarının ve bağlantı noktalarının gözle kontrol edilmesini sağlayın. Çamur birikintisi veya paslanma varsa temizlenmesi gerekir.2. Aracınızı yıkarken yüksek basınçlı suyu doğrudan sensöre tutmayın. Sensörün etrafındaki lastik contalar zamanla aşınabilir ve su içeri girerek korozyona yol açar. Düşük basınçlı su veya nemli bez kullanmak daha güvenlidir.
3. Arıza lambası yandığında hemen bir OBD tarama cihazı ile kodları okutun. Kodlar ne kadar erken okunursa, arızanın kaynağını tespit etmek o kadar kolay olur. Kodları internet üzerinden aracınızın modeline göre yorumlayabilirsiniz.
4. Sensör değişimi öncesinde kablajı ve konektörleri mutlaka kontrol edin. Bazen sadece konektör temizliği sorunu
çözmek için yeterli olabilir. Bu nedenle, gereksiz bir parça değişimine gitmeden önce mutlaka kablaj bütünlüğünü kontrol ettirin.
5. Sensör değişimi sonrası aracı yetkili servise götürerek kalibrasyon yaptırın. Manuel bir ayar yapıldığında sistem hata vermese bile, sensörün sıfır noktası yanlış olabilir ve farlar sürekli yanlış açıda kalır.
6. Araçta yaptıracağınız her türlü süspansiyon değişiminde (yay, amortisör, rot kolu) sensörün yeniden ayarlanması gerektiğini unutmayın. Aksi halde eski ayarlar yeni süspansiyon geometrisiyle uyuşmaz.
7. Kendi aracınızda basit bir test yapmak isterseniz, aracı düz bir zemine park edin ve ön far demetinin duvardaki kesim çizgisini işaretleyin. Ardından arka bagaja bir miktar yük koyup işareti tekrar kontrol edin. Eğer farlar hiç hareket etmiyorsa sensör veya motor arızalıdır.
8. Far seviye sensörü arızası genellikle kademeli olarak ortaya çıkar. Aniden değil, zamanla farların yanlış açıya sabitlenmesi şeklinde kendini belli eder. Bu nedenle, gece sürüşlerinde yol tutuşunuza daha dikkatli olun.
9. İkinci el araç alırken far seviye sensörünün çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Satıcı genellikle bu arızayı gizleyebilir. Araç test sürüşü sırasında arkaya bir yolcu alarak farların tepkisini gözlemleyin.
10. Son olarak, far seviye sensörü arızası muayeneden geçmenizi engelleyebilir. Trafik muayenesinde farların hizası kontrol edilir ve uyumsuzluk durumunda araç muayeneden kalır. Bu nedenle arızayı ihmal etmeyin.